Ana içeriğe atla

Kayıtlar

insan

Yıllar çok çabuk geçiyor ve bu arada olmak istediğin kişi, olduğun kişi ve toplum tarafından olman istenilen kişi arasında sıkışıp kalıyorsun. 3 farklı kişilikle beraber yaşamak ise bazen çok zorluyor. İnsan olduğunu bile unutuyorsun. İnsan olduğumuzu unutmadığımız ve insanca yaşadığımız günlere...

Look Up Eleştirisi

Özge Bayır 'den Gönderi Yukarıdaki video daha önce İngilizce ( http://www.youtube.com/watch?v=Z7dLU6fk9QY  )  olarak yayınlandığında, milyonlarca kişi paylaşmadan edememişti. (Video şu anda sadece YouTube'da 45.7 milyon kişi tarafından izlenmiş) Bugün Facebook'da bir arkadaşımın aynı videonun Türkçe altyazılısını paylaştığını görünce, yorum olarak yazdığım cümlelerin blogumunda da olması gerektiğini düşünerek, yorumumu buraya aldım:  Çok kötü bir videoydu, şimdi de türkçe'ye çevrilmiş.. öte yandan adamın söylediklerinin doğruluk payı var, ama abarttığı kadar korkunç değil, hatta bu korkunç olmaktan öte gayet sıradan ve normal bir durum. çünkü; sonuç olarak insanlar her dönemde farklı bir şekilde değişiyor, büyüyor, farklı bir şekilde iletişim kuruyor ve farklı bir şekilde yaşıyorlar. bu yaşanan durum ise, yaşanmakta olan durumu kötü göstermediği gibi, yaşanmakta olanı  daha iyi de yapmaz. sadece yaşananları kendi dönemleri içinde ele alınmasını ge...

Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Cumhurbaşkanlığı seçimleri nihayet geldi geçti.  Tabiki beklendiği gibi RTE kazandı ve bir kaç gün sonra köşke çıkacak.  RTE'nin seçimi büyük bir farkla kazanacağı zaten herkes tarafından bekleniyordu ve bu yüzden seçim sonucu kimseyi pek şaşırtmadı. Şaşıranlar ise sadece CHP ve Gülen Cemaati oldu.  Gerçi şu bir iki günlük tartışmalardan görüyoruzki Cemaat ve CHP'de pek şaşırmamış. Onlar da RTE'nin kazanacağından emindiler ama yine de kafa tutmaktan geri kalmak istemiyorlar ve kaybedeceklerini resmi olarak görmek istiyorlardı. Seçim sonrası ise resmi olarak görmüş oldular. Oyumu RTE'ye vermiş olsam da, Demirtaş'ın konuşmalarındaki o kucaklayıcı dil kesinlikle istediğim bir cumhurbaşkanı olduğunu gösteriyordu. Ama CHP'nin de üstünde oy oranı ile kazanamayacağını düşündüğümden oyumu verememiştim. Keşke CHP'nin imkanları ve gücü Demirtaş'da olsaydı ve ben de oyumu ona verebilseydim. Kısaca:  Tüm bunları geçecek olursak Demirtaş ise tüm bu hengame...

Steve Jobs - Meşhur Stanford Konuşması

Hasta

3 haftadır aynı sorunu yaşıyorum. Midem ağrıyor. Gittiğim hastanelerde doktorların isteğiyle kan ve idrar tahlilleri yaptım bir şey çıkmadı. Ultrasonda bir şey çıkmadı, filmlerimde bir şey çıkmadı, ama ben 3 haftadır ne yesem kusuyorum. Ne yapsam ağrım dinmiyor. İlaçsız yaşayamıyor gibi oldum. Son iki gecedir acile gidiyorum ama değişen bir şey yok. Sadece iğne yapıp, ilaç yazdıktan sonra gönderiyorlar. Hastanedeyken diğer hastaları gördüğümde halimden şikayet etmeye utandığımdan olsa gerek nerdeyse iyileşir gibi de olmuyor değilim. Ama sonra eve geldiğimde ağrılar sızılar yine başlıyor. Üstelik şu son bir kaç gündür bir şey de yiyemedim. Su bile içsem kusuyorum. Kusunca rahatlıyorum da. Bir de sanki karnıma hava gitmiyormuş gibi hissediyorum "şöyle bir güzel derin derin osursam iyileşirim, bir şeyim kalmaz" diye düşünmüyor değilim. Bugün hemşireye bunu söyledim, güldü. Ama şikayetim devam ediyor. Osurmak demişken, bazen gün içinde osurmak için kendimi zorluyorum da...

Ressam ve öğrencisi

Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta, öğrencisini uğurlamış. Çırağına " Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?" demiş. " Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma" diye ilave etmiş. Öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış.Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş. Yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş. Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş. Usta ressam şöyle demiş: ...

Facebook'da Bonus Genç reklamlarıyla taciz edilmek

Online'da reklam yapmak o kadar başarılı sonuçlar veriyorki, bu yüzden bazı markaların artık ofline reklam mecralarındaki bütçelerinin büyük bir bölümünü online tarafa kaydırdıklarını biliyoruz.  Online reklamlarda hedeflemeler ise, reklam mecrasını kullanan kullanıcıların verdikleri kişisel bilgiler doğrultusunda yapılıyor.  Kişisel bilgilerimi bende Facebook ile paylaşıyorum ve üstelik yaşımı, cinsiyetimi, nerede oturduğumu, nerede çalıştığımı, ne yaptığımı vs en ince detaylarına kadar Facebook ile paylaşıyorum. Facebook da bana ait bu bilgiler doğrultusunda reklam verenlere, reklam yapmak istedikleri kişileri listeliyor ve diyorki; şu yaşta şu kadar kişi kullanıcım var, bu kullanıcılara reklam yapabilirsin. Reklamveren de bu kullanıcılar arasında kendi hedef kitlesine uyanlara belirlemiş olduğu strateji doğrultusunda reklam yayını yapmaya başlıyor. Böylece reklamverenin yaptığı reklam maliyeti çöpe değil, direkt olarak tekrar cebe atılmış oluyor. Ama işte ne yazı...