Ana içeriğe atla

Kayıtlar

CardFinans Ramazan Reklamı veya Bizim Mutfak Güllaç

Ramazan ayının başlamasıyla beraber, tüm reklam mecralarında davullu zurnalı, yeme içme konulu reklamlar artmaya başladı. Bu reklamlara bakıldığında, Ramazan Ayı'nın, sanki oruç tutma ayı değil de, yeme içme üzerine düzenlenen bir "festival ayı" gibi havanın hakimiyetinde olduğunu görürsünüz. Bu reklamlar arasında, bankalar bile "Ramazan'a Özel Faiz" konulu kampanyalarını duyurmaktan geri kalmıyorlar. Hepsi "Ramazan'a Özel Düşük Faizli Kredi" reklamlarını, sofra ve davul zurna eşliğinde duyuruyorlar. Yani anlayacağınız ilginç bir zamanın "ta göbeği"ndeyiz. Tabii kimsenin faizi nasıl yediğine, kimse karışamaz. "Bu ayrı bir konu" diyerek geçip asıl konuya geliyorum. Bu ilginç banka reklamlarından biri de CardFinans'ın reklamı. Reklamı ilk izlediğimde, Ülker'in alt markalarından biri olan "Bizim Mutfak" reklamı sanarak izlerken, içimden "aaa demek Ülker paket güllaç çıkarmış, deneyeyim bakayım nasıl...

Alper'e gönderilmeyen mektup

Merhaba Alper, n asılsın, nasıl gidiyor. Aslında telefonda da konuşuyoruz ama sanırım, sesin yok olmasına karşın mektuplaşmak daha kalıcı bir yöntem. Çünkü, dokunulan görüntünün insanı sakinleştiren bir yönü var. Mektubun dokunulan bir sese dönüşmesini sağlamak istedim. "Mektuplaşalım" dedim ama doğrusu ne yazacağımı da bilmiyorum. Sadece mektuplaşalım istiyorum. O yüzden de şu an bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Bu satırları yazarken salondayım. Dışardan bazen gürültü geliyor. Hızla geçen motorun sesi, müezzinin sabah ölen komşu için okuduğu sâlâ, kuşların cıvıltıları ve birbirlerinden yol isteyen arabaların sabırsız korna sesleri. Bazen tüm bu sesler iç içe geçmiş de oluyor, ama aralıklarla geldiklerini söyleyebilirim. Yan apartmanın çocuklarından bazıları kapının önünde bisiklet sürüyorlar, bir kaçı ise top oynuyor. Hepsi gölge olan sokağı istila etmiş gibiler. Bağrış çağrışları annelerinin onları duymalarını kolaylaştırıyor. Çoğunun babası iş yerin...

Teknoloji ve İnsan

Teknolojinin gelişmesiyle, ucuzlamaya ve buna bağlı olarak da daha fazla alana, daha hızlı yayılmaya başlamasıyla, üretim sektöründe çalışanların yerini daha fazla makine almaya başladı. Daha fazla makine demek, özellikle fabrikalarda çalışan günümüz eğitimli insanları için daha fazla "işsizlik" demek. İnsanın, bir makineden farkı olmadığını düşünerek yaşamaya alışmış bu çalışanların gelecek korkusu şimdiden gözlerinden okunabiliyor. Zavallılar. Dünyaya sadece çalışmaya geldiklerini sanıyorlar ve başka bir şey düşünemiyorlar. Oysa makine'nin, insanın çalıştığı alanı alması demek, insana daha fazla zaman kalması demek, insanın kendine dönmesi demek. İnsanın, hayattaki yerini aramaya başlaması için bir fırsat, büyük bir zenginlik demek. Daha fazla sanat, daha fazla bilgi üretmesi ve hayattaki gerçek yerini bulması da demek. Gelişen ve yayılan makine teknolojisini bu çerçeveden okumaya ne dersiniz?

İnternetten alış veriş yaparken dikkat edilmesi gerekenler

1-Kredi kartınızla, her siteden alış veriş yapmayın. 2-Satılmakta olan ürünlerin altındaki yazılmış olan yorumlara inanmayın. 3-Ürünü bir kaç sitede daha karşılaştırın ve özellikle aynı marka, aynı cins ürün olup olmadığına "özellikle" dikkat edin. 4- Aldığınız ürünlerin ebatlarına, özelliklerine dikkat edin.  5-Ürün "marka"sının doğru olduğuna özellikle dikkat edin. 6-E-ticaret sitelerindeki satış kuralları ve iade kurallarını tekrar tekrar ve dikkatli okuyun. 7-Kargo ücretine ve kargo firmasına dikkat edin. (Bir çok eticaret sitesi kargo firmalarıyla anlaşmalı ve bu yüzden büyük bir kazanç sağlamaktadırlar.) 8-Büyük ve isim yapmış e-ticaret sitesi olması önemli değil, sitede belirtilen fiyat ile kartınızdan çekilen ürün bedelinin doğru olup olmadığına dikkat edin. 9-Aldığınız ürünler sonrasında, ay sonu kredi kartı ekstrenizdeki çekilen ücreti tekrar kontrol edin. 10-Taksitli satışlarda, kartınızdan çekilen ücret taksit say...
Gülen'in Erdoğan ile kavgası sonucu ortalık toz duman oldu ve Gülen'de kendi cemaatinin oy potansiyelini Akp'den Chp'ye kaydırdı. Bu durumu tartışmaya gerek yok, tüm kendi yayın kuruluşlarında (gazete, dergi, tv kanalları, web siteleri vs.) zaten açık seçik görebiliyoruz. Bu duruma karşılık en büyük eleştirileri de; Akp'ye oy verecek olan seçmenlere seslenirken "hayvansınız, KOYUNsunuz" demeleri oldu. Oysa Futullah Gülen adında kendi çobanlarının, koyunlardan oluşan cemaatini tek bir çubukla yönlendirmesini ise doğal buluyorlar, kendilerini koyun'dan saymıyorlar.

Köy

Dünyayı küçük bir köye dönüştüren internet sayesinde, köyün diğer taraflarında yaşanan haksızlıkları da daha net görmeye başladık. Dünya daha güzel bir yer olacak, ama öncesindeki "sadece kendimizden olanın tarafını tutmak" kısmını aşmalıyız. Yoksa en büyük haksızlığı bir yapmaya devam ediyor olacağız.

Örtünmek İnsani Bir Eylemdir - Selim Tuncer

8-9 yıl önce FriendFeed kullanırken Selim Abi'yi de orada görüp takip etmeye başlamıştım. Ortamın en ağır abilerindendi ve ağırlığı, ordaki kendini bilmezlerin kilo ve yaşlarından farklı olarak; sadece ilmindendi. İşte bu yüzden Selim Abi'yi orada olduğu gibi, her ortamda yıllarca takip etmeye devam ettim ve hâlâ da takip ediyorum. (burası biraz korkutucu oldu :) İşte o Selim Abi'nin geçen gün Facebook hesabında paylaştığı "örtünmek insani bir eylemdir" cümlesiyle başlayan post, Bülent sayesinde kar tanesinin çığa dönüşmesi gibi, bana mısın demeden aldı başını gitti. Günler süren tartışma sonrasında Selim Abi'den "tartışma bittikten sonra alıp bloga koyabilir miyim?" diye izin istedim "olur" dedi. Ondan izin almışken de, yorumlara hiç müdahale etmeden olduğu gibi copy-paste yapıyorum. Buyrun tartışmaya; A. Selim Tuncer 31 Ağustos, 15:45  ·  Örtünmek insani bir eylemdir. Ölçüsü ise incir yaprağından başlar, dinlere...