Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hasan Başusta Röportajı

Aşağıda okuyacağınız Hasan BAŞUSTA röportajını, Blog Dergisi'nin Haziran 2010 - 10. sayısı için yapmıştım. Dergimizin 10. sayısına ulaşmak için Tıklayın Merhaba Hasan Bey, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Bizi takip edenler arasında sizi tanıyanlar çoğunlukta, ama tanımayanlarda var. Önce Hasan Başusta kimdir? diye soralım: 1982 doğumluyum. Yükseköğrenimimi İstanbul ve Marmara Üniversitesinde tamamladım. Sonrasında İngiltere'de pazarlama okudum. Promoqube'de Dijital Pazarlama Stratejistliği yapıyorum. Asıl işim markaların dijital mecralarda en hızlı sonuç alabilecekleri stratejileri marka adına uygulamak diyebilirim. Arzu ederseniz http://hasanbasusta.com/ben-kimim adresinden detaylı olarak hikayemi okuyabilirsiniz. Elinde sürekli kitap olan birisiniz. Tabii bunun dışında birde, sesli kitap koleksiyonunuz var, hepsi sizin için değerlidir, ama bunlar arasında sizin için çok çok özel olan ve muhakkak tevsiye ettiğiniz bir kita...

Müge Çerman Röportajı

Aşağıda okuyacağınız Müge ÇERMAN röportajını, Blog Dergisi'nin Şubat 2010 - 7. sayısı için yapmıştım. Dergimizin 7.sayısına ulaşmak için Tıklayın Blog Dergisi röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok memnun olduk. Bize, Müge Cerman kimdir, neler yapar, Blog Dergisi okurlarına biraz kendinizden bahseder misiniz? Müge Çerman bir anne her şeyden önce. Sonra uzun yıllar aktif olarak iş hayatının içinde bulunmuş bir Bütünleşik Pazarlama İletişimi insanı. Güzel olan her şeye hayran, fotoğraf çekmeyi, okumayı, yazmayı paylaşmayı seven biri. İnsanları, hayvanları, ağaçları çiçekleri özetle hayatı seviyor. Kendinden uzun uzun bahsetmeyi sevmiyor, detay isteyenleri bloguna davet ediyor. http://mugecerman.com Siz de bir blog yazarısınız ve mügecerman.com adında blogunuz var. Müge Hanım, MugeCerman.com isimli blogunuza ne zamandan beri yazıyorsunuz, blog yazma fikri nasıl ortaya çıktı? 2005 yılında başlamıştım blogcu.com da yazmaya, sonra hayat gailesine dalıp unuttum git...

Ömer Ekinci Röportajı

Aşağıda okuyacağınız Ömer Ekinci röportajını, Blog Dergisi'nin Ocak 2010 - 6. sayısı için yapmıştım. Dergimizin 6.sayısına ulaşmak için Tıklayın Merhaba. Ömer Ekinci kimdir, neler yapar? Blog Dergisi okurlarına biraz kendinizden bahseder misiniz? Girişimci ve blog yazarlığı kimliği dışında da Ömer Ekinci’yi bize anlatır mısınız? ☆84 yılında Erzincan’da doğdum. 92 de büyük Erzincan Depremini ya-şadım, 97 de ailemle İstanbul’a göçtük, 98 yılında liseye başladım ve aynı yıl küçük yazılımlar ge-liştirip küçük işyerlerine satmaya başladım. 2002 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazandım ve aynı yıl büyük bir yazılım şirketine kendimi zorla işe aldırdım. 2004 yılında oradan ayrılıp, bir başka firmaya bağlı olarak araç yazıcısı imal etmekte olan mucit babamı ikna ederek babamla birlikte girişimci olduk ve Desnet ismiyle üretime başladık. 2005 yılında kendi yazıcı markamız olan Destech’i geliştirdik. 2006 yılında Desnet’den sonraki ikinci şirketim olan Vodera’yı “Bluetooth...

Şehre yukardan bakmak lazım

Fotoğraf makinesiyle fırsat buldukça oynuyorum ve çektiğim fotoğraflar biriktikçe, saklamak anlamında facebook hesabıma yüklüyorum. Bu fotoğrafları önceki haftalarda çekmiştim, böyle güzel çıkınca bloguma da koymak istedim. Hatırlatma: Fotoğraflarımızda fotoşop kullanılmamaktadır.

Hiç

Bazen hayatta önemli olan ne var diye düşündüğüm zaman, karşımda kocaman bi HİÇ'ten başka bir şey göremiyorum.

Ailemiz; başarısızlığımızın en büyük bahanesi.

Geçen ay bi arkadaşımla sohbet ediyorduk. Konu dönüp dolaşıp ailesi ve kendi yaşamına geldi. Kendisinin sürekli ailesi tarafından yaptığı veya yapacağı işlerde başarısız olacağını söylenerek hiç destek görmediğini ve bu yüzden yapmak istediği bir çok şeyden geri kaldığını söylüyordu. Konuşma bayaa uzadı ve bi yerden sonra artık içinden çıkılamaz bir hale geldi. Hatta sohbetimiz adeta bi paradoksa dönüşmüştü. Çünkü hangi konuyu konuşsak konunun sonunda ailesi karşımıza çıkıyordu. Bende iyice sıkılmıştım ve çocuğun her konuda ailesini engel olarak görmesi canımı fena sıkmıştı. Bunun üzerine dayanamadım ve "madem ailen senin için çok önemli ve sen sürekli onlardan destek görmediğini ve üstelik destek görmediğin gibi de onlar tarafından da kısıtlandığını düşünüyorsun, öyleyse onların bugün sana ihtiyaçları yokken, onlardan kötü bir şekilde bile olsa ayrıl ve yapmak istediğin şeylere yönel. Kendi ayakların üzerinde durmaya çalış. Nasılsa onların bugün sana ihtiyaçları yok, seninde onla...