17 Temmuz 2016 Pazar

Dear Ersan Özer

Satırlarıma başlamadan..önce şaka şaka, konuya geçiyorum hemen;

"sahte kanıt" konusunu atlamadım. "sahte kanıt" konusuna girmeden (ve aslında beni anlayacağınızı düşünerek) yani; mentionlaşmamıza konu olan tweetin öncesindeki konuya "kesik kafa var mı yok mu" konusuna değindim.  ve dedim ki; kesik kafa olduğunu söyleyenlerden de gerçek bilgi iste. 

çünkü o "yalan tweet" konulu tweetleri, bu kadar canla başla yayıyorken, kesik kafa tweetini yayanlardan da, kesik kafa delili istemen lazım. yoksa  öteki türlü yaydığın tweetlerin yanlı olduğu ve aslında kesik kafa olduğunu kabul ederek yaydığını göstermiş oluyorsun.

yani; serkaninci veya başkasının attığı saçma sapan bir tweeti sorgularken, kesik kafa olayının kendisini de sorgulamak lazım. aksi de bana pek mantıklı gelmiyor.

hem cidden merak ettim; 
-sizce olayın öncesi de sorgulanmalı mı-sorgulanmamalı mı?
heleki rt ettiğiniz tweet "bakın serkan incinin ve diğerlerinin paylaştıkları yalan. aslında kesik kafa var" algısı taşıyorsa ve siz de sahte kanıt üretildi bilgisini bu kadar ısrarla söylüyorken. 
(bu arada ben kendi adıma, rt hastalığına tutulmuşların o tweetlerini çok ciddiye almıyorum)

ama yukarıda da dediğim gibi; ben bu konuya değinmedim ve direkt olarak "
kesik kafa olduğunu söyleyenlerden de gerçek bilgi iste." diye mention attım.
oysa, önce bu konuya değinmem ve size işte böyle uzun uzun anlatmam lazımdı. (kabul ediyorum. suç benim.)parantezden önceki cümleden devam ederseniz;
çünkü; kesik kafa olayını tartışmadan önce; kesik kafa olayının ispat edilmesi gerekir ki, sahte tweetler konusunu tartışalım. (mantıken de bu bütün konularda öyle olmalı" diye düşünüyorum. olayın kendisi net değilken, gerçekmiş gibi, sonrasındaki diğer konuları tartışmak akıl işi değil.)parantezden önceki cümleden devam ederseniz;

böyle düşünmemin nedenlerinden biri de; zaten olayın kendisi belli "ne için tartışacağımız da belli olmalı" diye düşünerek, ama konuyu yazıya aktarmadan; yani; direkt, sahte kanıt konusuna girmeden "gerçek bilgi iste" demiştim.
bu konuya değinmeden ve sanırım bunu ayrıca açıklamadığım için beni anlayamadın ve o yüzden sürekli "oku" diye yazdın. kendince haklısın.

şimdi 140 karaktere bağlı kalmadan diyorum ki; bu fotoğrafın "sahte veya doğru olduğu"nu tartışmadan önce, fotoğrafa konu olan olayın yani; kesik kafa olayının "gerçek olup-olmadığını" bulmak, ispat etmek lazım.

kesik kafa olayının, gerçek olduğunu bulursan, bu tweetin de sahte olduğu konusunu tartışabiliriz. 
zaten; kesik kafa olayının kendisi bu kadar şüpheliyken, şu an, atılmış olan "sahte kanıt" konulu tweetleri, tartışmanın bir değeri yok. 

öte yandan; kesik kafa olayını netleştirmeden, varmış gibi bir algıyla yazılan tweetler üzerinden güne devam etmen, aslında "kesik kafa olayının"da doğru olduğunu kabul ettiğinin göstergesi. 
soru; doğru olduğunu kabul ediyor musun? (cevap evet ise)
-kafası koparılmış asker göster bana. (cevabın hayır ise)
-o tweetlerin sahte olduğunu tartışmaya gerek yok. tartışmak da zaman ve enerji kaybı.


ama sen olayın bu tarafını atlayıp, yani gösteremiyor olmana rağmen, beni "seni anlamadığımı düşünerek" oku oku diyerek; mention'a devam etmen, olayın sadece işine gelen tarafıyla ilgilendiğini gösteriyor. 

oysa olaya ciddi anlamda tarafsız bakmak zor değil. bu gereksiz kalabalığa neden olan olayın başına (yani kesik kafa'nın) peşine düşmek, bana daha mantıklı geliyor. zaten işin diğer tarafı "rt hastığı"na tutulanlar için.

satırlarımın sonuna gelirken (sevgiliye mektup gibi olmaya başladı) tekrarlamak gerekirse; kısaca; olayın öncesi net değil. kesik kafalı asker gören yok. ama varmış gibi bir algıyla sahte konulu tweetler atılıyor.

ve aşağıdaki görselde Musa Kesler'in adli tıp kurumu tweeti var bknz ) 

Ayşe Arman hamişi; kesik kafa olayının, hayatını sadece AKP'yi sevmemek üzerine kurmuş ve hatta tüm kötülüklerin kaynağının AKP olduğunu düşünen küçük insanların kupkuru iddiası olarak görüyorum. 

ama dediğim gibi; ortada kanlar içinde bir beden var ve bunun "kesik kafalı" olduğu söyleniyor, bu kadar. ama söylentiyi ispat eden yok, ispatı yok. 

umarım derdimi bu sefer anlatabilmişimdir. (ayrıca twitter'daki anlık yazımımdaki sert usluba rağmen, gösterdiğiniz kibarlığınız için teşekkürler.) şimdi biraz daha sakinim :)

en dip hamiş: benim sahte kanıt konusunu atladığımı"düşünmeniz gibi siz de bir düşünün; sizce, gerçek kanıt olayını atlamadınız mı?

ve son olarak şunu da unutmuşum, şimdi tekrar gördüm ve ekliyorum:

'Kafası kesildi' denilen asker Avcılar'da yaşıyor

 http://aa.com.tr/tr/turkiye/kafasi-kesildi-denilen-asker-avcilarda-yasiyor/609854





Hiç yorum yok: